ŞADAN KAPTANOĞLU

Denizde Yeni Rota

İMEAK Deniz Ticaret Odası Başkan Adayı

Biz, rotasını çizerken haritalardan ziyade emeğine, sermayesine ve girişkenliğine güvenen büyük bir aileyiz ve bu ailenin üyesi olmanın gururunu yaşıyoruz. Denizcilik bizim için sadece bir iş kolu değil kuşaktan kuşağa aktarılan bir kültür, bir yaşam biçimi… Dahası Türkiye'mizin dünyaya açılan en stratejik kapısı ve bu kapı bizlere emanet… Köklü geçmişimizden aldığımız güç, denizciliğin millî ülkümüz olduğu bilinci ve Türk denizciliğinin geleceğini birlikte kurma iradesiyle Deniz Ticaret Odamızı geleceğe hazırlamak ve yeni bir rotayla ufkun ötesine yelken açmak için yola çıktık.

Bugün denizcilik yeni bir çağın eşiğinde… Biz; farklılaşan kuralların, sertleşen rekabetin, büyüyen maliyet baskısının, hızlanıp genişleyen yeşil dönüşümün ve iş yapma biçimimizi sıfırdan kurgulamaya zorlayan dijitalleşmenin ortaya çıkardığı bu büyük değişimin sonuçlarına ve gereklerine uyum sağlamaktan daha fazlasını yapmak; doğrudan doğruya bu değişim sürecini yönetmeyi hedeflemek zorundayız.

Bizim amacımız değişime yön vermektir, ayak uydurmak değil.

NEDEN ŞİMDİ?

Tarih bugünleri Türk denizciliğinin yeni miladı olarak kaydedecek. Geleneksel yöntemlerin yerini dijitalleşmeye, fosil yakıtların yerini yeşil enerjiye bıraktığı, finansmana erişimin daha da güçleştiği, maliyet baskısının hiç olmadığı kadar arttığı ve jeopolitiğin yeniden tanımlandığı yeni bir çağın eşiğindeyiz. Bu eşik, her birimiz için farklı bir zorluk taşıyor. Örneğin armatör için uyum maliyeti, yetişmiş insan gücü ve filo yenileme, limanlar için kapasite ve entegrasyon yarışı, tersaneci için pazar ve maliyet baskısı, gemi acentesi için genişleyen mevzuata uyum ve veri yükümlülüğü, yat ve deniz turizmi işletmecisi için izin, altyapı ve sezon yönetimi, balıkçı için kaynak ve pazar erişimi, gemi tedarikçisi ve lojistik sağlayıcı için bürokrasi, sertifikasyon ve zaman baskısı anlamına geliyor. Yani hepimiz kendi rotamızda aynı akıntıyla karşı karşıyayız. Farklı rotalardaki bu akıntıyı birlikte okuyabilen sektörler kazanacak, okuyamayanlarsa bu akıntıda sürüklenecek.

Denizcilikte değişimin hızı her birimizin tek başına karşılayabileceği seviyenin çok üzerinde. Uluslararası regülasyon, alternatif yakıt geçişi, dijitalleşme ve yapay zekâ; armatörü, limancıyı, tersaneciyi, acenteyi, gemi tedarikçisini, yat işletmecisini, balıkçıyı ve lojistik sağlayıcıyı aynı anda ancak farklı şiddetlerde etkiliyor. Deniz Ticaret Odasının vizyonu her bir alt sektör için değişimi önceden okuyan, uyumlanmaya yönelik rotayı üyesiyle birlikte çizen ve sektöre "geleceğin kuralları" konusunda bilgi üstünlüğü sunan bir oda olmaktır. Türkiye'nin 12. Kalkınma Planı'nda ortaya koyduğu ekonomik büyüme, yeşil ve dijital dönüşüm vizyonunu ve beraberindeki riskleri birlikte yöneteceğiz. Geleceğin maliyetini bugünden hesaplayan bir Deniz Ticaret Odası, Türk denizciliğinin dünya ligindeki yerini de belirleyecektir.

Türkiye'de kamu otoritesinin denizcilik sektörüne yaklaşımının üç ana evreden geçtiğini söyleyebiliriz. Sektörümüz ilk evrede ulaştırma ve dışa açılma hedeflerini destekleyen bir altyapı unsuru olarak ele alındı. İkinci evrede lojistik, liman kapasitesi, gümrük etkinliği ve dış ticaret rekabeti bağlamında daha görünür hâle geldi. Üçüncü evrede ise koridor siyaseti, transit ticaret, yeşil dönüşüm, dijitalleşme, hizmet ihracatı ve yatırım ortamı reformlarıyla birlikte çok daha stratejik bir konuma yerleşti.

Türkiye bugün denizcilikte büyük hedeflere yürüyor. Bu hedeflerin temelinde dünyada yaşanan değişimle beraber Türkiye'nin dünyayla ilişkisini yeniden kurma iradesi yatıyor. Bölgesel lojistik üs olmak, aktarma merkezine dönüşmek, filo kapasitesini yenileyip büyütmek, gemi ve yat inşa sanayi ile tamir bakım kabiliyetlerini güçlendirmek, deniz turizmini ve hizmet ihracatını geliştirmek; hepsi birbirine bağlı büyük bir stratejik vizyonun parçaları. Türk denizciliği armatöründen tersanesine, balıkçısından acentesine, deniz turizminden su sporlarına, limanlardan deniz ticaretine kadar bu vizyonun gerçek oyuncuları. Odamızın bu vizyona uygun bir anlayışla hareket etmesi ise bizim ana sorumluluğumuz.

Hepimiz kendi rotamızda aynı akıntıyla karşı karşıyayız.

Önümüzdeki dönemde sektör açısından liman ve hinterlant entegrasyonu, filo yenileme ve büyütme, gümrük ve ticaret işlemlerini kolaylaştırma, yeşil liman ve düşük emisyon uygulamaları, karbon maliyetlerinin yönetimi ve dijital operasyon altyapısının güçlendirilmesi başlıkları belirleyici nitelikte olacaktır. Kamu politikaları sektörün geleceği için yalnızca belirli alanlarda kapasite artışlarıyla yetinilmeyeceğini; hız, entegrasyon, uyum ve sürdürülebilirlik alanlarında tüm bileşenlerin kolektif performansıyla şekillenecek ileri düzey bir yapılanma beklendiğini ortaya koymaktadır. Devletimizin hedeflerine yardımcı olacak çözümler geliştirmek zorundayız ve bunu ancak el birliğiyle başarabiliriz. Odamız bu yeni politika zeminine hazırlıklı olmalı, hedef ve çalışma yöntemlerini bu vizyonla yapılandırmalıdır.

Bugün kısa vadeyi, orta vadeyi ve uzun vadeyi aynı anda yönetmek zorundayız. Çünkü günlük dalgalanmayı yönetmeye çalışırken kolektif aklını ve vizyonunu koruyamayan sektörlerin güç kaybettiği, kaybedeceği aşikârdır. Geçmişte biriken emeği sahiplenerek, denizciliğin tüm paydaşlarını, üyelerimizi ve sivil toplum kuruluşlarımızı kapsayacak, bayrağı daha ileriye taşıyacak yeni bir atılım dönemi başlatmak istiyoruz.

Üyelerimiz Deniz Ticaret Odasını aradığında yol bulabiliyor mu? Mevzuatın labirentinde kaybolan acentelere Odamız çıkış noktası gösterebiliyor mu? Maliyet baskısı altındaki tersaneciye Odamızın bir çözüm önerisi var mı? Yeşil dönüşümün faturasıyla karşı karşıya kalan armatöre rehberlik edebiliyor mu? Ege ve Akdeniz'deki yat işletmecisi, Aliağa'daki gemi söküm sektörü, Karadeniz'deki balıkçı Deniz Ticaret Odasının gündeminde gerçekten yer alıyor mu? Sektörün bugün beklediği; üyenin günlük işleyişine dokunan, maliyeti düşüren, süreci hızlandıran ve rekabet gücünü artıran somut çözümlerdir. Böylesi kritik bir dönemde, Deniz Ticaret Odası kendi hâlinde "sorunları not eden" veya "görüş bildiren" bir yapı olarak bırakılamaz. Statükoyu korumak bizi ileriye taşımaz aksine geriye çeker. Dünya bu kadar hızlı dönerken Odamızın çözüm üretme kabiliyet, kapasite ve hızı küresel seviyeyi yakalamak zorunda. İşte bu yüzden daha yetkin, daha teknik, daha etkin, daha kararlı ve kapsayıcı bir Deniz Ticaret Odasına ihtiyacımız var.

Geçmişte biriken emeği sahiplenerek, bayrağı daha ileri taşıyacak yeni bir atılım dönemi başlatmak istiyoruz.

DTO'NUN YENİ ROLÜ

Biz Deniz Ticaret Odasını Türk denizciliğinin dışa dönük yüzü, koordinasyon merkezi, stratejik akıl platformu ve uluslararası denizciliğin etkin temas merkezlerinden biri olarak konumlandırıyoruz. Londra, Singapur, Kopenhag, Oslo, Şangay, Rotterdam, Hamburg, Atina ve New York'taki dünyanın en güçlü denizcilik kurumlarına baktığımızda görüyoruz ki bu kurumların ortak paydası, sektörü temsil etmenin ötesine geçerek ortak kapasite geliştirmeleri, sektörleri için kaynak ve imkân üretmeleridir. Üyelerinin ortak sorunlarını sahiplenip takibini yapıyor, çözüm süreçlerini tüm paydaşlarıyla birlikte kurguluyor ve yönetiyorlar.

Yönetim anlayışımızın temeli seçilmiş temsilin gücünü, kamu- STK- özel sektör koordinasyonuyla birleştirerek yenilikçi, kapsayıcı ve sahayı rahatlatan uygulamaları yine ilgili paydaşların marifetiyle hayata geçirmektir. Bu anlayış doğrultusunda Odamızın bugüne kadarki kazanımlarını koruyacak, kaynaklarını artıracak ve tüm denizcilik ekosisteminin faydasına yönelik projeleri destekleyeceğiz. Şubelerimiz, komitelerimiz ve STK'larımız sektörün sorunlarına çözüm üreten fikirlerin kuluçka merkezleri hâline gelecek.

Odamızın seçilmiş temsile dayanan profesyonel yapısını ve süreçlerini güçlendireceğiz. Karar alma süreçleri daha somut, şeffaf ve katılımcı olacak. Kamu- özel sektör- STK teknik koordinasyon masaları kuracağız. Bakanlıklar ve düzenleyici kurumlarla birlikte çalışacak daimî platformlar oluşturacağız. Bu platformlar sorunları çok yönlü ele alacak ve gerçek bir çözüme bağlanıncaya kadar takip edecek. Uluslararası ilişkileri ve iş birliklerini anlık ve tepkisel olmak yerine daimî diplomasi anlayışıyla yöneteceğiz. Deniz Ticaret Odası Türk denizciliğinin kapasitesini artıran ortak akıl platformu olmalı, uluslararası denizcilik merkezlerindeki en güçlü savunucusu ve koordinasyon merkezi işlevlerini layıkıyla yürüten dinamik ve proaktif bir sistem seviyesine çıkmalıdır.

Sahadan öğrenen, öğrendikçe gelişen, üyeyle birlikte nefes alan bir Deniz Ticaret Odası.

LİDERLİK İDDİAMIZ

Ben denizci bir aileden geliyorum. Armatörlükten gemi inşaya, acentelikten işletmeciliğe kadar denizciliğin her hücresini soluyarak büyüdüm. Denizi çocukluğumdan itibaren hayatın doğal parçası gördüm. Sektöre aile geleneğiyle girmiş olsam da bugün sizinle birlikte yola çıkıyor olmamın nedeni gelenek değil gelecektir. Kuşkusuz, her birimizin kendi işimizde güçlü olması kıymetlidir. Ancak asıl kıymetli olan, o gücü parçası olduğumuz sektörün büyümesine, temsil gücüne ve ortak menfaatine taşıyabilmektir. Benim duruşumu belirleyen ana çizgi budur.

Bildiğiniz üzere yolculuğum yerel tecrübeyle sınırlı kalmadı. Londra'dan Singapur'a, Atina'dan Tokyo'ya, Şangay'dan Houston'a kadar dünya denizcilik liderleriyle beraber kritik tartışmalarda yer alma ve hatta bu tartışmaları yönetme fırsatına sahip oldum. Dünya denizcilik gündeminin kritik tartışmalarında Türk denizciliğini en yüksek seviyede temsil ettim. Küresel lobi, teknik koordinasyon, düzenleyici müzakere ve çok taraflı temsil süreçlerini bizzat yaşayıp deneyimledim. Dünyanın en büyük armatörler birliği olan BIMCO'nun başkanlığını yürüten ilk Türk ve ilk kadın kimliğimle hem küresel kuralların nasıl yazıldığını hem ulusal çıkarların nasıl korunduğunu hem de Türk denizcisinin sesinin dünyada ne kadar gür çıkabileceğini yerinde gördüm.

Bugüne kadar Deniz Ticaret Odamızın neleri başardığının farkındalığıyla, nerelerde daha iyisini yapabileceğini şimdiden görebiliyoruz. Yarınımızı geçmiş kazanımların üzerine inşa edeceğiz. Mevcut birikimi beraber büyütecek, birlik olarak ilerleyeceğiz. Bizim anlayışımızda rekabet ayrışma sebebi değil, hep birlikte Türk denizciliğini hep beraber daha ileri taşımanın aracıdır.

Bir iş insanı ve uluslararası bir yönetici olarak bürokrasiyle sektörel çözüm dilini ortaklaştırmayı, küresel oyuncularla pazarlık yapmayı ve en önemlisi sonuç odaklı çalışmayı vadediyorum. Çalışma arkadaşlarımla birlikte denizcilik bilgisini, uluslararası deneyimi, şirket yönetimi disiplinini ve sürdürülebilirlik hassasiyetini bir araya getirip Türk denizciliğini bir üst lige taşımayı hedefliyoruz.

Mevcut birikimi beraber büyütecek, birlik olarak ilerleyeceğiz.

SEKİZ STRATEJİK DÖNÜŞÜM ALANI

01

Güçlü, Kapsayıcı ve Hesap Verebilir Deniz Ticaret Odası

Kuşkusuz bir odanın gücü üyesinin "gerçekten temsil ediliyorum" duygusundan doğar. Hedefimiz şeffaf ve hesap verebilir temsil zincirini canlı tutmaktır. Temsil, sektörün sesinin kamu nezdinde, uluslararası platformlarda ve kamuoyunda etkiye dönüştüğü istikrarlı bir mekanizma olmak zorundadır. Karar alma süreçleri şeffaf, ölçülebilir ve katılımcı olmalıdır. Çünkü katılımcılığı ve hesap verebilirliği içselleştirmeyen kurumların güvenilirliğini istenen seviyeye ulaştıramayacağı gün gibi açıktır.

Deniz Ticaret Odası gücünü bütün üyelerinin toplam gücünden alır. Türkiye'nin bütün kıyıları Odamızda dengeli bir ağırlığa sahip olmalıdır. İstanbul merkezli bakışın ötesine geçecek; bütün kıyılarımızın, şubelerimizin ve meslek kollarımızın birikimini Odanın ortak çalışma programına taşıyacağız. Ayrıca bölgesel ihtiyaçlar yalnızca dönemsel ziyaretlerde masaya gelmesin, karar ve kaynak öncelikleri belirlenirken de görünür olsun istiyoruz. Bu doğrultuda her şubenin bölgesine özgü bir proje geliştirmesini, her projenin merkezle ortak bir yol haritası oluşturmasını sağlayacağız. Meclis toplantılarımızı ve genişletilmiş bölgesel istişare toplantılarımızı belirli dönemlerde şubelerimizin ev sahipliğinde gerçekleştireceğiz. Karar alma anlayışımız açısından seçilmiş şubelerimizin saygınlığını tanıyor, söz haklarını teslim etmeyi ilkemiz biliyor, sahayı duymak için sahaya inecek bir Deniz Ticaret Odası hedefliyoruz.

Güçlü, kapsayıcı ve hesap verebilir bir Deniz Ticaret Odasına ancak daha düzenli istişare mekanizmaları, açık gündemler, izlenebilir karar süreçleri ve ölçülebilir çalışma hedefleriyle ulaşabiliriz. Yönetim kararlarının gerekçesinin, uygulama durumunun ve ortaya çıkan sonuçların belirli aralıklarla paylaşılmasını, bütçe ve kaynak kullanımında sektörel önceliklerin daha görünür hâle gelmesini hedefliyoruz. Profesyonel kadroların uzmanlığını geliştiren, kurumsal hafızayı koruyan, etik ilkeleri ve çıkar çatışması sınırlarını açık biçimde tanımlayan bir yönetişim çerçevesi oluşturacağız.

02

Kamu–Özel Sektör–STK Koordinasyonu ve Denizcilik Politikaları

Denizcilikte karşılaştığımız meselelerin hiçbiri yalnızca özel sektörün, kamunun ya da sivil toplumun sınırları içinde çözülebilecek nitelikte olmadığı ortadadır. Liman-demir yolu entegrasyonundan kabotaja, gümrük ve ticaretin kolaylaştırılmasından gemi inşa, balıkçılık ve deniz turizmine kadar her başlık sürekli koordinasyon gerektirir. Bölgemizdeki jeopolitik gelişmeler, uluslararası düzenleme trafiğinin yoğunluğu ve mevzuat değişikliklerinin hızı bu koordinasyon ihtiyacını daha da belirginleştirmektedir. Bu bakımdan Deniz Ticaret Odasını kamu, özel sektör, üniversiteler ve sivil toplum arasında ortak çalışma zemini geliştiren; sektörel bilgiyi uygulanabilir politika önerilerine dönüştüren merkez kurumlardan biri olarak konumlandıracağız. Deniz Ticaret Odasını sorun ortaya çıktıktan sonra tepki vermek yerine riskleri önceden gören, alternatifleri hazırlayan ve politikalar oluşurken Türk denizciliğinin ortak menfaatini savunan bir yapıya kavuşturmaya kararlıyız.

Bakanlıklar ve düzenleyici kurumlarla konu bazlı teknik platformların gerek kurulmasına gerekse kurumsallaşmasına öncülük edeceğiz. Bu yolla yeni düzenlemeler öncesinde sektörel etki değerlendirmelerini hazırlayıp uygulama sonuçlarını sahadan gelen verilerle destekleyen politika önerileri geliştirmeyi hedefliyoruz. Jeopolitik risklerin seyir güzergâhlarına, sigorta maliyetlerine ve tedarik zincirlerine yansımalarını yakından izleyen, üyelerimizi bu konularda zamanında bilgilendiren bir erken uyarı ve değerlendirme kapasitesi kuracağız. Meslek komiteleri, şubeler ve STK'lardan gelen görüşleri ortak sektör pozisyonlarına dönüştürmeyi; farklı alt sektörlerin öncelikleri arasında dengeli ve kanıta dayalı bir müzakere zemini oluşturmayı sistemleştireceğiz. Liman ve lojistik entegrasyonu, filo yenileme, finansmana erişim, yeşil dönüşüm, insan kaynağı ve uluslararası rekabet gibi yatay meselelerde kurumlar arası çalışma programları düzenleyeceğiz. Odamızın ulusal denizcilik politikalarının hazırlanmasına düzenli veri, teknik uzmanlık ve sahada gelişen ortak akılla katkı sunmasını; kamu ile sektör arasında güvene dayalı, sürekli ve yapıcı bir iletişim kanalı oluşturmasını amaçlıyoruz.

03

Üyeye Dokunan ve Sonuç Üreten Hizmet Modeli

Deniz Ticaret Odasının üyelerimizin nezdindeki değeri, bir sorunla karşılaştıklarında yanlarında olabilmesine ve çözüm yolunu gösterebilmesine bağlıdır. Bu itibarla mevzuat yorumundan teşvik ve finansman rehberliğine, gümrük ve sicil işlemlerinden uluslararası uyuşmazlıklara kadar üyelerimizin günlük işleyişine dokunan daha güçlü bir hizmet modelini devreye alacağız. Üyelerimizden gelen taleplerin yanıtlanma hızının, hizmet kalitesinin ve sonuç üretme kapasitesinin düzenli izlenmesi önceliklerimiz arasındadır. Bu yaklaşımın omurgasını alt sektörleri yakından tanıyan uzmanlık birimleri ve güçlü bir profesyonel sekreteryayla oluşturacağız. Amacımız üyelerimizin yalnızca belge almak için uğramayacakları, aksine rehberlik desteğine ihtiyaç duydukları her durumda tereddütsüz ilk gelecekleri ve "bizim" diyerek benimseyecekleri bir oda olmaktır.

Üyenin ihtiyacını ilk temas noktasında doğru anlayacak, onu ilgili uzmanlığa hızla yönlendirecek ve süreç boyunca bilgilendirecek bütünleşik bir hizmet yapılanması kuracağız. Dijital kanallarla yüz yüze hizmeti birlikte ele alacak; hizmet başlıklarını, beklenen yanıt sürelerini ve başvuru yollarını açık biçimde tanımlayacağız. Armatörlük, limancılık, acentelik, gemi ve yat inşa, deniz turizmi, balıkçılık, lojistik ve gemi tedarikçiliği gibi farklı alanların farklı ihtiyaçlara sahip olduğunu göz önünde tutan sektörel hizmet paketleri kurguluyoruz. Bu yolla mevzuat bilgilendirmelerini, teşvik ve fon rehberliğini, uluslararası pazar notlarını, eğitimleri ve uzman görüşlerini üyelere daha erişilebilir biçimde sunacağız. İstisnasız her üyemiz Odamızın kapısından içeri girdiğinde aynı ilgiyi görecek, aynı hizmet kalitesine sahip olacak.

04

Yeşil Dönüşüm, Mavi Vatan ve Mavi Ekonomi

Yeşil dönüşüm, Türk denizciliğinin rekabet gücünü belirleyen temel başlıklardan biri hâline gelmiştir. IMO düzenlemeleri, Avrupa Birliği iklim politikaları, karbon maliyetleri, alternatif yakıtlar ve enerji verimliliği bütün alt sektörlerimizi yakından ilgilendirmektedir. Üyelerimizin bu dönüşümün getirdiği maliyet yüküyle tek başına karşı karşıya kalmaması temel önceliğimizdir. Bu doğrultuda; karbon ölçümü ve raporlamasından emisyon ticaretine, alternatif yakıt geçişinden yeşil gemi ve liman yatırımlarına kadar her başlıkta güçlü bir teknik rehberlik kapasitesi oluşturacak; üyelerimizin teşvik, hibe ve sürdürülebilir finansman imkânlarına erişimini etkin biçimde destekleyeceğiz. Farklı ölçeklerdeki işletmelerin dönüşüm takvimini ve yatırım ihtiyacını dikkate alan sektörel yol haritaları hazırlayacağız. Çünkü yeşil dönüşümü yalnızca bir yükümlülük alanı gibi görmüyor; filomuzu, limanlarımızı ve sanayimizi yenileyebilecek uzun vadeli bir rekabet fırsatı olarak değerlendiriyoruz. Biz Türk denizciliğinin "bu yarışta ben de varım" demesini istiyoruz.

Yeşil dönüşümü, Mavi Vatan doktrinimiz uyarınca egemenlik haklarımızı ve deniz yetki alanlarımızı etkin biçimde kullanan daha geniş bir mavi ekonomi vizyonu içinde ele almayı elzem görüyoruz. Deniz taşımacılığından liman ve lojistiğe, gemi inşa ve bakım-onarımdan balıkçılık, deniz turizmi, açık deniz enerjisi ve biyoteknolojiye uzanan bütüncül bir Mavi Ekonomi Strateji Belgesi hazırlanmasını gündeme taşıyacağız. Deniz ekosistemini koruyan, kaynakları sürdürülebilir biçimde kullanan, bilimsel araştırmayı ve yüksek katma değerli yatırımları destekleyen bu yaklaşımın kamu, sektör, üniversiteler ve sivil toplumun ortak aklıyla geliştirilmesi gerektiğine inanıyoruz.

05

Küresel Etki, Denizcilik Diplomasisi ve Yeni Pazarlar

Türk denizciliğinin küresel gücünü taşıdığı yük veya inşa ettiği gemiden çok uluslararası kurallar şekillenirken masada ne ölçüde etkili olduğumuz gösterir. IMO, BIMCO, ICS ve benzeri yapılardaki varlığımızı sürekli olmanın beraberinde daha hazırlıklı ve daha sonuç odaklı hâle getirmek temel gündemlerimizden biridir. Denizcilik diplomasisi kriz dönemlerinde gösterilen anlık ve tepkisel çabaların ötesine geçmeli, Odamızın daimî işlevlerinden biri olmalıdır. Uluslararası düzenlemeler henüz hazırlık aşamasındayken sektörümüz adına görüş geliştiren, teknik gerekçeleri güçlendiren ve doğru temas kanallarını harekete geçiren bir temsil kapasitesine ulaşacağız. Türk denizciliğinin gündemi izlemekle yetinemeyecek kadar geliştiğini biliyor, hak ettiği üzere bilgi ve tecrübesiyle gündemin oluşumuna katkı sunan bir mevkiye yerleşmesini istiyoruz.

Yurt dışında faaliyet gösteren üyelerimizin birikiminden de yararlanarak stratejik denizcilik merkezlerinde temsil ve iş geliştirme kapasitemizi güçlendirmeye öncelik vereceğiz. Türk Savunma Sanayisi'nin son yıllarda kümelenme modeliyle elde ettiği ihracat başarısının sektörümüz için de mümkün olduğu inancıyla tersanelerimizin, ekipman üreticilerimizin ve hizmet sağlayıcılarımızın uluslararası pazarlarda güç birliği yaparak rekabet edebileceği kümelenme yapılarının kurulmasını destekleyeceğiz. Bu husustaki temel hedeflerimiz pazar, mevzuat, yatırım, fon ve ortaklık bilgilerini üyelerimize düzenli aktarmak; ülke ve pazar notları, sektörel forumlar, ticaret heyetleri ve yatırım buluşmalarıyla yeni temas alanları açmaktır. Uluslararası kuruluşlarda görev alabilecek uzman ve genç denizcilerin yetişmesini destekleyen programları, küresel temsil gücümüzün kalıcılaşması bakımından değerli görüyoruz. Kriz ve uyuşmazlık dönemlerinde üyelerimizin karşılaştığı sorunları ilgili diplomatik ve ticari kanallara taşıyabilecek düzenli bir temas altyapısı oluşturacağız. Odamızı üyelerimizi dünyaya, dünyadaki fırsatları üyelerimize bağlayan canlı bir denizcilik diplomasisi ve iş geliştirme merkezi hâline getireceğiz.

06

Veri ve Bilgi Üreten Deniz Ticaret Odası

Türk denizciliğinin en kritik konularından biri, dağınık veriyi ortak akla, erken uyarıya ve karar desteğine dönüştürebilmektir. Bu çerçevede DTO bünyesinde bir Türkiye Denizcilik Veri ve Analiz Merkezi oluşturmak öncelikli gündemlerimiz arasında yer alıyor. Burada hedefimiz liman, filo, tersane, navlun, insan kaynağı, emniyet, dış ticaret ve yatırım verilerinin güvenilir ve güncel bir altyapıda toplanıp işlenmesiyle ortaya çıkacak düzenli sektör raporları, denizcilik endeksleri ve görünüm çalışmalarıyla değişimin yönünü daha iyi okumaktır. Veriyi, yalnızca geçmişi anlatan bir kayıt olmadığının farkındalığıyla üyelerimizin yatırım, kapasite, insan kaynağı ve pazar kararlarını destekleyen stratejik bir kaynak hâline getireceğiz. Bugünden sonra DTO geçmişi raporlayan bir kurum olmanın ötesine geçecek, geleceği birlikte anlamaya yardımcı olan bir stratejik akıl merkezi olacaktır, olmalıdır.

Navlun hareketleri, liman yoğunluğu, finansman koşulları, karbon maliyetleri, mevzuat değişiklikleri ve nitelikli iş gücü ihtiyacı gibi alanlarda geliştirilebilecek erken uyarı araçlarının üyelerimizin karar kalitesine katkı sağlayacağına inanıyoruz. Türkiye Denizcilik Raporu, Türk Denizcilik Endeksi, alt sektör görünüm notları, yatırım haritası ve insan kaynağı panosu gibi çalışmaları ortak bir yayın takvimi içinde üyelerimize sunacağız. Kamu kurumları, üniversiteler, limanlar, meslek kuruluşları ve üyeler arasında veri paylaşımını kolaylaştıran; ticari sırları ve kişisel verileri koruyan güvenli bir yönetişim modelini hayata geçireceğiz. Uluslararası karşılaştırmalarla Türkiye'nin güçlü ve gelişime açık yönlerini izlemek, politika önerilerini somut göstergelerle desteklemek ve üyelerimizin önündeki riskleri çok daha önceden tanımlamak için çalışacağız.

07

İnsan Kaynağı, Mesleki İtibar ve Geleceğin Liderleri

Türk denizciliğinin geleceği, nitelikli insan yetiştirmenin yanında yetişmiş insanı sektörde tutabilme, tecrübeyi yeni kuşaklara aktarabilme ve geleceğin liderlerini bugünden hazırlayabilme kapasitesine bağlıdır. Sektörün hangi alanlarda, hangi yetkinliklere ve ne ölçekte insan kaynağına ihtiyaç duyduğunu düzenli biçimde ortaya koyan bir yetkinlik ve istihdam haritasını elzem görüyoruz. Eğitim kurumlarıyla sektör arasındaki bağı güçlendirecek, staj deneyimini nitelikli hâle getirecek, yaşam boyu öğrenmeyi destekleyecek bir yaklaşımla gençlere eğitimden ilk işe, denizden karaya geçişe ve sahadan yönetime uzanan bir yolculukta rehberlik edecek Denizcilik Kariyer Merkezi fikrini ivedilikle hayata geçireceğiz.

Genç Denizciler Konseyi, liderlik programları, mentörlük ağları, komite gözlemciliği ve mezun takip çalışmalarıyla gençlerin Odamızın faaliyetlerine daha erken katılmasını önemsiyoruz. Deneyimli denizcilerin bilgi ve tecrübesini kurumsal hafızaya dönüştürecek mekanizmaları geliştirmeye; kadınların kariyer gelişimini, girişimciliğini ve karar süreçlerindeki temsilini güçlendirmeye ilişkin çabaları destekleyeceğiz. Dijitalleşme, yeşil dönüşüm, siber güvenlik ve yeni yakıt teknolojilerinin gerektirdiği beceriler için yeniden yetkinlik kazandırma programlarının sektörün geleceği açısından önemini teslim ediyoruz. Denizcilik mesleğinin toplumdaki itibarını yükseltmek, gençler ve aileleri açısından daha görünür ve tercih edilir hâle getirmek için var gücümüzle çalışacağız. Çünkü insanına yatırım yapan ve liderlerini kendi içinden yetiştiren bir sektörün geleceğinin güçlü olacağına inanıyoruz.

08

Teknoloji, İnovasyon ve Yeni Büyüme Modeli

Denizcilikte dijitalleşme ve yapay zekâyı yalnızca bir uyum meselesi görmüyor, Türkiye için yeni bir büyüme alanı kabul ediyoruz. Kamu kurumlarını, üniversiteleri, sektör şirketlerini, KOBİ'leri ve girişimcileri ortak denizcilik teknolojileri ekosisteminde buluşturmak ana gündem maddelerimiz arasındadır. Akıllı limanlar, dijital ikizler, otonom deniz araçları, yapay zekâ, büyük veri, siber güvenlik, gemi elektroniği, rota optimizasyonu ve denizcilik yazılımları gibi alanlarda ortak Ar-Ge ve uygulama çalışmalarının gelişimini destekleyeceğiz. Odamız iyi fikirleri gerçek sektör ihtiyaçlarıyla, teknoloji üreticilerini finansman kaynakları ve pazarla buluşturan bir kolaylaştırıcı rol üstlenecek. Amacımız denizcilik teknolojisini izleyen ve kullanan Türkiye'den, bu teknolojiyi geliştirip ihraç eden bir Türkiye'ye giden yolu birlikte açmaktır.

Limanların, gemilerin, tersanelerin ve lojistik işletmelerinin gerçek operasyon sorunlarını girişimciler ve araştırmacılarla buluşturan bir açık inovasyon yaklaşımını gündeme taşımayı hedefliyoruz. Bu yaklaşımı denizcilik girişimleri için hızlandırma programları, üniversite-sanayi iş birlikleri, yatırımcı buluşmaları, fikrî mülkiyet rehberliği ve uluslararası teknoloji ortaklıklarıyla somutlaştırmak istiyoruz. Odamızın yıllara dayanan sektörel birikimine ve üye ağına dayanarak özellikle KOBİ'lerin dijital dönüşümünü ihtiyaç analizi, yetkinlik geliştirme, teknik rehberlik, pilot uygulama ve uygun finansmana erişim araçlarıyla destekleyecek kalıcı mekanizmalar kurmak istiyoruz. Başarıyı yalnızca kullanılan teknolojinin güncelliğiyle sınırlamayan verimlilik, emniyet, maliyet, çevresel etki ve ihracat kapasitesinde meydana gelen gelişmelerle değerlendiren bir anlayışı benimsiyoruz.

BİRLİKTE

Denizcilik bir takım oyunudur. Rotayı kaptan çizer, gemiyi mürettebat yürütür.

Bugüne kadar denizcilikte taş üstüne taş koyan herkese çok teşekkür ederiz. Bu odada birikmiş tecrübeyi sahiplenerek daha güçlü bir geleceğin temellerini atacağız.

Türk denizciliğinin büyük hedefleri olmak zorundadır. Bu hedeflere ulaşmak için Odamızın güçlü ve kapsayıcı olması mutlak bir gerekliliktir.

Güç birlikten gelir. Birlikte çalışmak için ortak irade şarttır.

O iradeyi birlikte meydana getireceğimize inanıyorum.

İMEAK Deniz Ticaret Odasını üyesini dinleyen, ihtiyacını anlayan, gücünü üyesinden alan, dünyayla konuşan, şube, STK ve üyesiyle çalışan sonuç odaklı bir kuruma dönüştürmeye hazırız. Geçmişin sınırlarını aşmak, yeni bir atılım dönemi başlatmak ve denizlerimizde yeniden güçlü bir rüzgâr estirmek için buradayız.

Rotamız belli, ufkumuz geniş, hazırlığımız tamdır.

Geleceği birlikte kuracağız!

Vira Bismillah!

En güzel coğrafi vaziyette ve üç tarafı denizle çevrilmiş olan Türkiye; endüstrisi, ticareti ve sporu ile en ileri denizci millet yetiştirmek kabiliyetindedir. Bu kabiliyetten istifadeyi bilmeliyiz; denizciliği, Türkün büyük millî ülküsü olarak düşünmeli ve onu az zamanda başarmalıyız.

— Mustafa Kemal Atatürk

Denizde Yeni Rota

Şadan Kaptanoğlu

İMEAK Deniz Ticaret Odası Başkan Adayı